'Eylemlerin engellenmesi istismarın önünü açıyor’

  • 09:05 1 Haziran 2019
  • Güncel
DİYARBAKIR - Çocuk ve kadınlara yönelik cinsel suçlara karşı alanlara çıktıklarında kolluk kuvvetlerinin engelliyle karşılaştıklarını belirten SKM üyesi Hatice Deniz Aktaş, “Bize ayırdıkları güçlerinin üçte birini tecavüzcülere ayırabilselerdi bu kadar olay olmayacaktı” dedi. 
 
Türkiye’de 2019’un sadece ilk 3 ayında 154 çocuk cinsel istismara maruz bırakıldı. Her ay basına yansıyan çocuk istismarı haberlerinde artış yaşanırken, bu suçlara her gün bir yenisi ekleniyor. Türkiye’de yargı failleri cezasızlık politikasıyla ödüllendirirken, suçlara karşı sessiz kalmayan kadınlar ise engellenmeye devam ediliyor. İstismar suçlarına karşı alanlarda olan Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) üyesi Hatice Deniz Aktaş, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 
 
Hatice, “Erkek egemen zihniyetin cinsel istismarı meşrulaştırması ve devletin buna sessiz kalması faillerin önünü açıyor” dedi.
 
‘Ensar vakfı gibi kurumların korunması istismara alan açıyor’
 
İstismar olaylarının gün geçtikçe artığını vurgulayan Hatice, devletin istismar konulu yasalara ayrı ayrı bakması gerektiğinin altını çizdi. Hatice, “Bu zamana kadar Ensar Vakfı olayında ve birçok istismar failinin aklanması olayında devletin büyük bir sorumluluğunun olduğunu görmemiz gerekiyor. Bu tür kurumların korunması istismar faillerine ve istismar suçlarına alan açıyor” diye konuştu. 
 
‘Bize ayırdıkları güçlerinin üçte birini tecavüzcülere ayırsınlar’
 
Hatice, en son kitabında cinsel istismarı meşrulaştıran Abdullah Şevki’yi protesto etmek için yaptıkları eylemin polislerce engellendiğine dikkat çekti. Kitabın yazarı olan şahsın istismarı meşrulaştırma amacı güttüğünü aktaran Hatice, “Bir istismarın bu denli meşrulaştırılarak anlatılması kabul edilemez. Kitabın her satırında pedofoli bulunuyor. Ancak buna rağmen adli kontrollerle serbest bırakıldı. Biz bu kişinin yargılanmasını istiyoruz. Açıklama ve yürüyüş gerçekleştirmek istediğimizde yüzlerce polis memurunun önümüze nasıl bir barikat oluşturduğunu gördük. Bize ayırdıkları güçlerinin üçte birini tecavüzcülere ayırabilselerdi bu kadar olay olmayacaktı” ifadelerini kullandı. 
 
‘Herkes kendi görevini yapsın’
 
İstanbul Belediye Başkan adayı olan Binali Yıldırım’ın televizyonda “İstanbul’a 70 bin kamera koyacağız” söylemine de tepki gösteren Hatice, ne çocukları ne de kadınları bu şekilde koruyamayacaklarının altını çizdi. Hatice, “Bu uygulama sadece bizleri daha fazla gözetlemelerine yarayacak ve başka da bir işe yaramayacak. Öncelikle kadınların kameralar önünde işlenen cinayetlerinin aydınlatılması, bebeklere, çocuklara yapılan istismar olaylarının aydınlatılması gerekiyor. Herkes kendi görevini yapıp suçluları aklamaktan vazgeçerse emin olun ki bu suçlar yaşanmayacaktır” dedi.
 
‘İstismarı önleme yasalarını reddeden hükümet istismara sebep oluyor’
 
İstismarın önünün nasıl açıldığını anlatan Hatice, şöyle dedi: “Yakın dönemde babası tarafından istismar edilen çocuğun (9) babası imama gidiyor ve imam bunun üstünü örtüyor. Bunun olabileceğine dair çeşitli söylemlerde bulunuyor. Zamanla uygulanmayan yasalar, çocuk istismarını önleme yasalarını reddeden hükümet görevlileri bütün bunlar istismara sebep oluyor. Artık hükümet çocuk istismarı, kadın katliamları noktasında verilmesi gereken en üst cezaları vermelidir. Gene kayyımlarda çocuk istismarlarının önünü bu noktada çalışma yürüten kurumları kapatarak açmıştır. Çalışmaların engellendiği, seslerin kısıldığı alanlarda istismarın önü açılıyor.”
 
'Engellemelere rağmen alanlarda olacağız'
 
Hatice, son olarak “Çocuk İstismarını Önleme Komisyonu”nun kurulması gerektiğinin altını çizerek, “Bu suçlara karşı örgütlenmemiz ve daha fazla ses olmamız gerekiyor. Bu eylemlerin önünü kapatanlar istismarın önünü açıyor. Biz tüm engellemelere rağmen bu tür eylemleri yapmaya devam edeceğiz. Çocukların sesini her alanda haykıracağız” dedi.