'Tecrit Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla tüm cezaevlerine yayılıyor'

  • 09:01 14 Ekim 2018
  • Güncel

 

Sibel Özalp
 
İZMİR - Zindanlarla Dayanışma Derneği İzmir Şube Başkanı Selma Altan, tutsakların insan onuruna yakışan koşullarda yaşamını sürdürmesinin devletin sorumluluğunda olduğunu hatırlatarak, "Ama bugün bakıyoruz ki bütün zindanlarda kalan özellikle siyasi tutuklu ve hükümlülere yönelik hak ihlalleri ve saldırılar bizzat Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla uygulanmaktadır" dedi.
 
Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi, 8 Ekim tarihi itibariyle resmi olarak dernekleşti. Dernek Başkanı Selma Altan, başta İzmir Kırıklar F Tipi ve Ödemiş T Tipi cezaevleri olmak üzere tüm cezaevlerinde uygulanan hak ihlallerine dikkat çekerek, Olağanüstü Hal (OHAL) ile artan baskıların her alana yayıldığını vurguladı. OHAL'in resmi olarak kaldırılmasına rağmen baskıların daha da arttığını dile getiren Selma, "OHAL kaldırıldığından bu yana yavaş yavaş yükselen baskılar bugün bütün zindanlarda çeşitlenerek artmaktadır" diye belirtti. 
 
'Baskı ve ihlaller Adalet Bakanlığı'nın kararıyla uygulanıyor'
 
Tutsakların yaşamını insan onuruna yakışan koşullarda sürdürmesinin devletin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Selma, "Ama bugün bakıyoruz ki bütün zindanlarda kalan, özellikle siyasi tutuklu ve hükümlülere uygulanan hak ihlalleri ve saldırılar bizzat Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla yaptırılmaktadır. Bunun örneklerinden bir tanesi de Kırıklar F Tipi'nde tutulan hükümlü M. Sait Yıldırım'a uygulanan uygulamalardır. M. Sait Yıldırım'ın cezası 'ağırlaştırılmış müebbet' olmadığı halde Bakanlık talimatıyla hücreye konuldu ve 24 saat gözetim altında tecrit uygulanmıştır. Sohbet ve spor yapma hakkı olmadığı gibi görüşçüsüyle de 3 gardiyan eşliğinde bir odada görüştürülmektedir. Kendisine tebliğ edilen bir suç ya da suç unsuru olmamasına rağmen Bakanlık talimatıyla tecrit uygulanmaktadır. Bunu da hiçbir hukuk kuralıyla izah etmek mümkün değildir" diye konuştu.
 
'Hakaret edilerek provokasyon yapılıyor' 
 
Yine Kırıklar F Tipi Cezaevi'nde, tutsakların kantinden aldıkları radyoların toplatıldığı bilgisini paylaşan Selma, "Hemen hemen bütün zindanlarda gardiyanların ve jandarmanın özellikle siyasi tutsaklara hakaret ederek, aşağılayarak, insan onuruna yakışmayan sözlerle provokasyonu arttırmışlar. Askeri nizam şeklinde tek sıra yürüme dayatılırken, ziyaretçi görüş saatleri 30-40 dakikaya indirilmiş. Kitap sayısı 5 ile sınırlı tutuluyor" ifadelerini kullandı. 
 
'Faşizan duygularla intikam arayışı içindeler'
 
Ödemiş T Tipi Cezaevi'nde de benzer uygulamaların olduğunu belirten Selma şöyle devam etti: "Ödemiş'te spora ayda bir kez çıkarılıyor. Yine aynı zindanda ilaçlama yapılmadığı için koğuşları böcek istila etmiş durumda. Yine aynı hapishanede birçok gardiyan faşizan duygularla intikam arayışı ile keyfi disiplin cezası uygulamakta. Bu cezalar saymakla bitmiyor. Cezaevi idarelerinin uygulamaları yetmiyormuş gibi Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla birçok ceza özellikle de tecrit başlatılmış durumda." 
 
'Uygulamaların hukuki bir dayanağı yok'
 
Hasta tutsakların durumunun da vahim olduğunu kaydeden Selma, "Sevkleri ya yapılmıyor ya da geç yapılıyor. Sevk edilenler kötü şartlarda taşınarak götürülüyorlar. Hatta bazen muayene olmadan getirilebiliyorlar. Doktor kelepçeli muayene istediğinden tutsak reddedince muayene olamıyor. Kırıklar F1 ve F2 cezaevlerinde yaşandığı gibi jandarma tarafından yola çıkılmadan önce arama bahane edilerek engelleniyorlar. Bütün bu uygulamaların hukuki bir dayanağı olmadığı gibi insan onuruna da yakışmıyor" dedi. 
 
Selma, Adalet Bakanlığı ve cezaevi idarelerine çağrı yaparak, tutsakların hukuk içinde insan onuruna yakışır bir şekilde tutulması ve haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.