Vanlı gençler 'Nuda'yı yeniden istiyor: Kayyım kültür merkezinin içini boşalttı

  • 09:06 19 Ekim 2018
  • Kültür Sanat

 

Rengin Azizoğlu 
 
VAN - Van'da en fazla göç alan Xaçort mahallesinde DBP'li Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Nuda Kültür Merkezi, halk tarafından yoğun ilgi gördü ve 3 yılda binlerce kursiyer yetiştirdi. Kadının ismine dahi tahammül edemeyen kayyımın önce ismini değiştirdiği Merkez, tamamen işlevsiz bir hale getirildi. Van'da yaşayan gençler, Kültür Merkezi’nin yeniden açılmasını istiyor. 
 
Van'da 2014 yerel seçimlerinde büyük bir oy çokluğuyla 14 belediyenin 12'sini alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), eşit temsiliyetle yönettiği belediyecilikte birçok ilke imza attı. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 17 Kasım 2016 tarihinde Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanırken, ilk olarak kadın kazanımları hedef alındı. Birçoğu kadın isimleriyle anılan kültür merkezlerinin isimleri değiştirildi, faaliyetleri durdurularak Kuran kursu ve mehter eğitimlerinin verildiği mekanlara dönüştürüldü. 
 
Madde bağımlılığı ve fuhşa karşı çalışmalar yapılıyordu
 
Birçoğu 90'lı yıllarda dayatılan zorunlu göç sonrası ailelerin yerleştiği merkez İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir (Xaçort) mahallesinde 2012 yılında açılan Nuda Kültür Merkezi de kapatılan kurum ve dernekler arasında yer aldı. Merkezin ismi “Van Kültür Merkezi” olarak değiştirilirken, kurslar da tamamen bitirildi. Kültür Merkezi’nin bu mahallede açılmasının bir nedeni halkı sanatla buluşturmak iken başka önemli bir nedeni de mahallede bilinçli olarak yaygınlaştırılan fuhuş, uyuşturucu ve madde bağımlılığına karşı mücadele idi. Bu kapsamda sadece kurslar değil kadın ve çocuklara yönelik birçok eğitim seminerleri ve atölyeler de düzenleniyor, madde bağımlılığı ve fuhşa karşı bilinçlendirme çalışması yapılıyordu. 
 
Birçok dalda eğitimler verildi
 
Müzik, tiyatro, sinema, dil edebiyat, resim ve halk oyunları olmak üzere toplam 6 dalda açılan kurslar, ücretsiz olarak 2013 tarihinde resmi olarak çalışmalarına başladı. Kısa sürede her yaş grubundan kursiyerin katılabileceği şekilde düzenlenen kurs ve atölyelere açıldığı tarihte 2 bine yakın başvuru oldu.  Ayrıca anadilde eğitimlerin de verildiği merkezde 40'a yakın eğitmen görev aldı. 
 
Müzik alanında erbane, gitar, bağlama, keman ve piyano eğitimleri verilirken, sonraki yıllarda Doğu Kürdistan’dan gelen hocalarla setar, kemençe ve santura kursları verilmeye başlandı. Resim alanında kara kalem, yağlı boya eğitimleri verilirken, tiyatroda da çocuk ve yetişkin grupları olmak üzere gençler için doğaçlama tiyatro ve atölyeler kuruldu. 
 
Yurt dışından sanatçılar getirilerek atölyeler düzenleniyordu
 
Birçoğu yurt dışından gelen sanatçılar ile kursiyerlere atölyeler düzenleniyor, konserler veriliyordu. Faaliyetlerini sürdüren Merkez, birçok festivale de imza attı. Faaliyet gösterdiği 3 yıl boyunca binlerce kursiyere ev sahipliği yapan Kültür Merkezi’ne gelenler, sonrasında da kendi atölyelerini açabilecek düzeye geldi. 
 
'En büyük hayalimi Nuda ile gerçekleştirdim’
 
Kültür Merkezi’nin açılmasıyla birlikte resim bölümüne kayıt yapan Zozan Bor, kurstan önce sürekli evde olduğunu belirtti. En büyük hayalinin resim dalında kendini eğitmek olduğunu ve bunu Nuda ile gerçekleştirdiğini belirten Zozan, "Kuran dersleri zaten camilerde veriliyor. Kültür merkezinde Kuran dersi verilmesine gerek yok. Kültür merkezi şu anda kimsesiz ve hiç bir genç eskisi gibi gidip gelmiyor. Nuda'nın kapatılması mahalledeki anneler ve çocuklar için de büyük bir kayıptı. Çünkü orada çocuklar ve anneler için de tiyatro, sinema gibi birçok etkinlik düzenleniyordu. Kültür merkezinin o mahallede açılması gençler için yeni bir kapıydı ama kayyım o kapıyı gençlere kapattı. Gençler için bir gelecekti kayyımlar bu geleceğin de önünü kapattılar. Ben orada resim eğitimi aldım ve hala devam ediyorum" dedi.
 
'Kapatıldıktan sonra boşluğa düştük'
 
Kültür Merkezi’nin hayatında olumlu değişiklikler yarattığını söyleyen Dilvin Abi ise, özgüvenini kazandığını dile getirdi. Önce gitar daha sonra da tiyatro kursuna devam eden Dilvin, tiyatroda 4-5 aylık eğitimini tamamladıktan sonra tam sahneye alışacakken Kültür Merkezi’nin kapatıldığını söyledi. Dilvin, "Hem müzikle hem de tiyatroyla olan alakam bir süre kesilmek durumunda kaldı. Mahalleden birçok arkadaşla beraber gidiyorduk. Nuda Kültür Merkezi'nin kapanmasıyla boşluğa düştük. Çünkü o imkanlar mahallemizde ilk defa oluşmuştu ve maddi imkansızlıklardan dolayı biz oraya gidebiliyorduk. Bu imkanlar da elimizden alınınca ne yapacağımızı bilemedik, boşluğa düştük. Kurslara gittiğimizde sadece eğitim almıyorduk aynı zamanda çevremiz gelişiyordu ve sosyalleşiyorduk. Kapatıldıktan sonra daha az görüşür, sanattan daha az konuşur olduk" ifadelerini kullandı.
 
'Şimdi bomboş bir bina'
 
Belli sezonlarda müzik, tiyatro festivalleri ve konserler yapıldığını kaydeden Dilvin, şöyle dedi: "Bu konserlere ailecek gitmeye başladık. İlk defa ailemizle beraber bir etkinliğe katılıyorduk. Güzel bir duyguydu. Yapılan festivallerde çocuklar için oyunlar yapıldı. Düzenlenen konserlerde yurtdışından sanatçılar getirildi. İlk defa bu insanları canlı olarak izleme, dinleme şansımız oldu. Kütüphanemiz vardı. Ücretsiz kitaplara erişim ve okuma imkanı buluyorduk. Kültür Merkezi şimdi bomboş bir bina oldu. Orası deprem döneminde çok zor imkanlarla yapıldı. Kapatılmasıyla beraber, içinde sanata dair hiçbir şey kalmadı.”