JES'e karşı direniş sürüyor: Savaş harcamaları tarımı bitirdi

  • 09:08 19 Ekim 2018
  • Ekoloji

 

Melike Aydın 
 
AYDIN - Kızılcaköy'de yapılmak istenen JES kuyuları nedeniyle üzüm, incir ve zeytinin kuruduğunu belirten kadınlar, devletin savaş harcamalarını bu şekilde çıkarmak isterken tarımı bitirdiğini dile getirdi. Kadınlar proje çekilmezse eylemlerini büyüteceklerini de ekledi. 
 
Aydın'ın Efeler ilçesine bağlı Kızılcaköy mahallesinde, Jeotermal Enerji Santrali (JES) için Valiliğin 30 bin dönümlük arazide 120 kuyu açma projesine karşı direniş sürüyor. Santraller için yapılmak istenen sondaj kuyularına karşı halk gece gündüz kurdukları çadırlarda nöbet tutarken, sık sık jandarmanın müdahalesine maruz kalıyor. Zeytin, üzüm ve incir üretimi yapılan bölgenin kurutulacağını, hem geçim kaynaklarının yok olacağını hem de doğanın tahrip edileceğini belirten kadınlar, projenin geri çekilmesini istiyor. 
 
'Üzümler dalında kurudu' 
 
Devletin topraklarını 25-50 yıllığına JES şirketlerine kiraladığını belirten Tevhide Ünal, savaş harcamalarının bu şekilde kendilerine mal edildiğini kaydetti. "Devlet Suriye ile ilgileneceğine biraz kendi topraklarına baksın" diyen Tevhide, tarım üretiminin de bu şekilde yok edildiğine dikkat çekti. Tevhide, "Hükümet para babalarının baskısı altında. Öyle bir ülkede yaşıyoruz. Çiftçi battı, salkımı 1 buçuk kilo olan üzümler dalında kurudu. İki senedir içimiz acıyor. Ankara duysun sesimizi" diye konuştu.  
 
'Kanser olmak istemiyoruz' 
 
Enerji üretiminin usulüne uygun ve doğa dostu olması gerektiğini vurgulayan Sevgi Ünal, "JES'in atıklarından rahatsızız. Ben bir kanser atlattım aynı acıyı çocukların yaşamasını istemiyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz. Aynı hastalığa yeniden yakalanmak istenmiyorum" dedi.
 
'Kimyasallar toprağa, suya karışıyor' 
 
Kimyasalların havaya, suya ve toprağa karışarak bütün canlılığı öldürdüğünü ifade eden Ülkü Dala da,  JES'lerin sadece Kızılcaköy ve çevresine değil tüm Aydın ve çevresine zarar verdiğini dile getirdi. Zeytin ve incirle geçinen köylerinin geçim kaynaklarının yok olduğunu belirten Ülkü, "Ağaçlarımızda gözlemleyebiliyoruz. Eski verimi göremiyoruz. İncirlerin dalında çürüyüp düştüğünü yaşayıp görüyoruz. Geceleri uykumuzdan gazlarla uyanıyoruz. Çocuğumun bu ürünlerden yiyip hastalanmasını istemiyorum. Temiz çevre istiyoruz" ifadelerini kullandı. 
 
'Çadırları merkeze taşıyıp direneceğiz'
 
Kızılcaköylü Müjde İnce ise, şehirde oturduğu halde köyde devam eden oturma eylemine katıldığını belirterek, şöyle dedi: "Türkiye enerji ihtiyacının yüzde 0.2'sini karşılayan santrallerden devlet de kar etmiyor. Doğaya zararı olmayan geri dönüşümlü enerji kaynaklarının çoğaltılması gerekiyor. Çadır eylemi 3-4 aydır devam ediyor. Eğer istediğimiz gibi sonuçlanmazsa çadırlarımızı merkeze taşıyarak oturmaya devam edeceğiz.”