Dilan Dirayet Taşdemir: Yerel siyasetin kadınsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz

  • 09:02 25 Ekim 2018
  • Siyaset

 

Dilan Babat
 
ANKARA - HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, batı ve Kürdistan’da birbirini tamamlayan bir stratejiyle yerel seçimlere hazırlandıklarını belirterek, “Siyasi parti ve STK’lerle güçlü bir demokratik ittifak zemini yaratmayı önemsiyoruz. Yerellerde kadınların öncülüğünde geniş ittifaklar, seferberlik halinde güçlü bir seçim çalışmasıyla cevap vereceğiz. Yaşamın her alanında olduğu gibi yerel siyasetin de kadınsızlaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP), geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır’da gerçekleştirdiği “yerel yönetimler çalıştayı” ile çalışmalarının startını verdi. “Demokratik Muhalefet Buluşmaları” adıyla 60’a yakın merkezde “kent konferansları” düzenleyen HDP, ardından “kendimizi de kentimizi de bizler yöneteceğiz” şiarıyla HDP Diyarbakır İl Örgütü binasında bulunan Vedat Aydın Konferans Salonu’nda çalıştay düzenledi. Çalıştayın konu başlıklarından biri de, hem bölgede hem de batıda nasıl bir seçim ve ittifak stratejisi geliştirebilecekleri üzerineydi.  
 
HDP Ağrı Milletvekili ve HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, yol haritasını netleştiren HDP’nin çalışmalarını anlattı. 
 
‘Yerel yönetimleri halktan koparmaya çalışıyorlar’
 
Parti Meclisi (PM), Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, eşbaşkanlar, kadın ve gençlik meclisleri ile sürekli bir araya geldiklerini belirten Dirayet, yaptıkları toplantılarda sadece yerel seçimi tartışmadıklarını aktardı. Dirayet, “Güçlü, katılımcı ve radikal demokrasi perspektifimiz doğrultusunda halkın kendini ve kentini yönetmesini temel alan, yerinden yönetim anlayışımızı güçlendirmeyi ve bunu halkımızla birlikte inşa etmeyi de tartışıyoruz. Çünkü biz yerel yönetimleri sadece seçim odaklı veya belirli sayıda belediye almak olarak görmüyoruz. ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ adı altında inşa edilen, tek adam rejimine dayalı baskıcı, otoriter ve faşizan bir karaktere bürünen bu rejimin, yerel yönetimleri de bu rejime uygun biçimde yeniden yapılandırmak ve saraya bağlı birer idari birim haline getirerek demokratik siyaseti tasfiye etmeye ve yerel yönetimleri halktan koparmaya çalıştığını biliyoruz” dedi. 
 
‘Toplumsal muhalefeti örgütleyeceğiz’
 
Dirayet, HDP’nin uzun soluklu bir mücadele geleneğinden geldiğini ve en önemlisinin de muhalefet bloğu olarak yerel seçim ve yerel yönetimleri “faşizan ve otoriter” yönetime karşı mücadele alanı olarak değerlendirdiğini kaydetti. “Bu açıdan yerel seçim çalışmalarımızı öncelikle kurumsallaşan bir faşizm ile karşı karşıya bırakan gelişmelere son verebilecek mücadeleyi ve imkânları açığa çıkarmak için tüm toplumsal muhalefet hareketlerinin ve demokrasi güçlerinin ortak bir zeminde buluşması ekseninde örgütlemeye çalışıyoruz” diyen Dirayet, bunu batı ve Kürdistan’da birbirini tamamlayan bir seçim stratejisi olarak, toplumsal muhalefeti örgütleyerek ve seçimler dolayısıyla açığa çıkan enerjiyi kurumsallaştırarak faşizmi durduracak bir güce dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. 
 
‘Demokratik ittifak zeminini önemsiyoruz’
 
Türkiye’nin batısında yerel seçimlerin ruhuna uygun gerçek bir ittifak stratejisi olan toplumsal ittifakı amaçladıklarını vurgulayan Dirayet, “AKP-MHP blokunun müdahale ve saldırıları karşısında halkın iradesini ve mücadelesini önceleyen tüm toplumsal kesimlerle birlikte karşılamaya kararlıyız. Bu noktada belediye sayısı ve aday isimlerinin ötesinde demokratik siyasete alan açacak, yerinden yönetim ilkeleri çerçevesinde ittifak ve ortaklaşma zemini yaratmayı hedefliyoruz. Kürdistan’da da yine 24 Haziran’da hedeflediğimiz ulusal birliği temel alan, partimiz dışındaki Kürt kimliği ile siyaset yapan kuruluşlarla, parti ve STK’lerle güçlü bir demokratik ittifak zemini yaratmayı önemsiyoruz.”
 
‘Kayyım zihniyetini söküp atacağız’
 
Stratejilerinin önceliklerinden biri de gasp edilen belediyeleri yeniden kazanmak olduğunu dile getiren Dirayet, kayyım zihniyetini bir daha geri gelememek üzere söküp atacaklarını aktardı. Dirayet, “Dayanışmaya ve direnmeye dayalı mücadelemizi büyüterek kayyum atanan belediyelerimizi tekrar almak ve yenilerini kazanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikle katılımcı demokrasi anlayışıyla yerel yönetimleri demokratikleştirmek, geçmiş deneyimlerimizi, belediyecilik anlayışımızı ve hizmetleri gözden geçirerek, eksikliklerimizi gidererek yerel yönetimlerin demokratik yapısını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Halkın iradesini ve mücadelesini önceleyen, toplum hayatını demokratikleştirmeyi ve eşit birlikte yaşamı güvenceye alacak yerel yönetim anlayışımızı bu dönem daha iyi anlatmayı hedefliyoruz” diye konuştu.  
 
‘Belediyelerde yolsuzluk ‘yerli ve milli’ politika olarak kurumsallaştı’
 
Kürdistan’da birçok belediyeye atanan kayyımların ilk icraatının kadın kurumlarını kapatmak olduğunu anımsatan Dirayet, AKP’nin partileri karşısında yenilgiyi kabullenmeyip başarılarını yok etmeye çalıştığını belirtti. Dirayet, bu duruma ilişkin ise şunları belirtti: “Sadece 2014 seçimlerinde kazandığımız belediyelere kayyumlar atanıp halkımızın ve kadınların kazanımları gasp edilmedi. Ancak bunların beyhude çabalar olduğunu, halkın ve kadınların bu baskılara boyun eğmeyip her seferinde daha güçlü bir şekilde bu mücadeleyi sahiplenerek cevap vereceğini söyledik ve öyle de oldu gerçekten. Evet halkın iradesi çiğnendi, kayyumlar atandı ve halkın seçtiği temsilciler, eşbaşkanlarımız görevden alınarak tutuklandı. Dünyada örnek gösterilen kadın mücadelemiz ve kadın kazanımlarımız öncelikli hedef haline getirildi. Özellikle kayyumlar atandıkları yerlerde halkımızın ve kadınların değerlerine, kazanımlara saldırmaya, bu kazanımları yok etmeye dönük merkezi politikaları uygulamakla görevli kılınmış memurlar olarak çalıştı. Halkın kaynakları çarçur edildi, yolsuzluk bir tür ‘yerli ve milli’ politika olarak kurumsallaştı.” 
 
‘Kadın düşmanı AKP-MHP blokuna kazanımlarımızı teslim etmeyeceğiz’
 
Kazanımlarını gasp eden kayyımların gitmesinin kadınlar için tarihi bir önem taşıdığını ve yıllardır denenen ama her seferinde iflas eden bu politikalara karşı kadınların yüksek sesle “hayır” diyeceğini vurgulayan Dirayet, bu seçimin kendileri için dönüm noktası olacağını ifade etti. “Baskıcı ve kadın düşmanı olan AKP-MHP blokuna kazanımlarımızı teslim etmeyeceğiz” diyen Dirayet, her zamankinden daha büyük bir özveri ve çalışmayla demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü perspektifiyle kentleri yöneteceklerini vurguladı. 
 
‘Kadın odaklı yeni projeler sunacağız’
 
Dirayet, “Eşbaşkanlık sistemimizde, kadın kurumlarımızda, kadınların yerel siyasete yön verme politikalarımızda ısrar edeceğiz. Nasıl ki devlet bütün enerjisini haklarımızı gasp etmeye harcıyorsa, biz kadınlar da önümüzdeki yerel seçimlerde bütün enerjimizi bu haklarımızı, kurumlarımızı geri almak ve daha ileri boyutlara taşımak için yine seferberlik ruhuyla ortaya koyacağız. Yaşamın her alanında olduğu gibi yerel siyasetin de kadınsızlaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Belediye hizmetleri için daha önceki politikalarımıza ek olarak kadın odaklı yeni projeler sunacağız ve yerel yönetimlere kadınların daha aktif katılımını sağlayacak, güçlü denetim ve yönetim mekanizmalarının kurulması için çalışacağız” ifadelerini kullandı. 
 
‘Belediyelere yeniden kadın rengini yansıtacağız’
 
Yerel seçimlerde yeniden kadın aklı ve rengini belediyelere yansıtacaklarını dile getiren Dirayet, “Aynı zamanda inşa etmek istediğimiz, yaşamın pratik ve görünür ayaklarından biri. Gerek uygulamadaki aksaklıklar ama asıl olarak devletin-hükümetin baskılarından dolayı tam olarak hedeflediğimiz yerinden yönetim modelini uygulama noktasında bazı eksiklikler, yetmezlikler yaşanmış olabilir ki bunların hepsini değerlendiriyoruz. Fakat yerel yönetimlerde kadın aklının ve kadın renginin yansıması noktasında dünyada cinsiyet eşitliğinde illeri demokrasi olarak gösterilen birçok örneği aşan bir noktada olduğumuz aşikâr. Örnek gösterilen devletler cinsiyet eşitliğini temel politika olarak kabul edip bu yönlü ciddi girişim ve yatırımlarda bulunurken, biz tam tersine haklarımızı, kazanımlarımızı devletle mücadele ederek, devlete rağmen elde ettik” dedi.
 
‘Kadınlar öncülüğünde güçlü bir ittifakla cevap olacağız’  
 
Her seçimde olduğu gibi yerel seçimler öncesi de partilerine yönelik gözaltı furyasının devam ettiğini  belirten Dirayet, “Bu seçimde de çok fazla baskı, engelleme ve kirli politikaların devreye gireceğini biliyoruz. Partimize dönük hız kesmeden devam eden siyasi gözaltı ve tutuklama operasyonları da bunun bir parçası. Bunlara karşı mücadele etmek, direnmek dışında bir seçeneğimiz yok. Yerellerde kadınların öncülüğünde geniş ittifaklar, seferberlik halinde güçlü bir seçim çalışmasıyla cevap vereceğiz” diye konuştu. 
 
‘Seçimler bizim için bir amaç değil’
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın “Gerekirse kayyım atarız” sözlerini hatırlatan Dirayet, kayyımları “hükümetin çaresizlik beyanı” olarak değerlendiklerini kaydetti. Dirayet, şöyle devam etti: “Yıllardır istediği belediyelerimizi bir türlü alamadığı ve seçimlerle asla alamayacağını gördüğü için uyguladığı bir tür intikam ve irade gaspıdır. Kayyum zihniyeti AKP-MHP blokunun seçmen iradesine ipotek koyması, siyasi iradenin gaspıdır. Tarihe birçok utançla anılacakları gibi bir de kayyumları ve kayyumlarının uygulamalarıyla da anılacaklardır. Elbette onları tarihin utanç sayfalarına atacak olan bizim, halkımızın, kadınların ve gençlerin mücadelesi olacaktır. Bu açıdan seçimler bizim için bir amaç değil faşizme, kayyumcu zihniyete karşı barış ve demokrasi mücadelemizin önemli uğraklarından biridir. Dolayısıyla yerel yönetimler başta olmak üzere toplumsal muhalefetin bulunduğu her yaşam ve çalışma alanında kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar belediyelerimizi isteyedursun, bu halk her seçimde belediyesine, iradesine sahip çıkarak bu kayyumcu karanlık zihniyeti bu topraklardan söküp atacaktır.”