‘Leyla Güven’in tutukluluğunun her dakikası Anayasa ihlalidir’

  • 10:31 7 Kasım 2018
  • Hukuk

 

DİYARBAKIR - HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in tutuklu yargılandığı her saat ve her dakikanın Anayasa’ya dönük ciddi bir ihlal olduğunu belirten avukatı Reyhan Yalçındağ, “Bu dosya hem serbest seçim hakkı hem de kişinin güvenliği ve özgürlüğünün bariz bir şekilde ihlalidir. Hakkari halkının iradesini tanımamaktadır” dedi. 
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Efrin'e yönelik operasyonuna karşı gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) çalışmaları nedeniyle 31 Ocak'ta tutuklanan DTK Eşbaşkanı ve Hakların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven hakkında Diyarbakır 9. Ağır Mahkemesi’nde açılan davada toplam 25 yıldan 46,5 yıla kadar hapis isteniyor.
 
Leyla, HDP’den Hakkari milletvekili seçilmesinin ardından tahliye edilmesi için avukatlarının davaya bakan Diyarbakır 9. Ağır Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, ilk önce tahliyesi yönünde karar verilse de duruşma savcısının yaptığı itiraz üzerine tahliye kararı kaldırıldı. Yargıtay’ın Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tahliye kararı sonrası Leyla’nın avukatları, 21 Eylül’de tahliye talebiyle mahkemeye başvuruda bulundu. 21 gün sonra tahliye talebini değerlendiren 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Leyla’nın “Örgüt kurma veya yönetme/üye olma” gerekçesiyle tahliye talebini reddetti. Yine Leyla’nın avukatı Reyhan Yalçındağ’ın, Meclis’in yeni yasama yılı açılışına ve yemin törenine katılması için Leyla’nın tahliyesine karar verilmesi talebiyle 2 Ekim’de Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı başvuruya ise henüz bir cevap verilmedi.
 
‘Başvurularımıza olumlu dönüş yapılmadı’
 
Avukatı Reyhan Yalçındağ, Leyla Güven’in vekil olmadan önce yaptığı çalışmalar ve katıldığı açıklamalardan dolayı yargılandığını hatırlatarak, “Aslında tutukluluğunun hiçbir yasal gerekçesi olmadığına dair defalarca kez itirazlarımız da oldu. Dilekçelerimiz ile bunu ifade ettik. CMK’da tutukluluk koşulları nettir. Oysaki Leyla Güven tutuklandığı güne kadar defalarca kez çağrılması üzere kolluğa ya da savcılığa gidip ifade vermiştir. Tutuklanmasını gerektirecek herhangi bir durum olmamasına rağmen, tutuklu bulunuyor. Tahliye edilmesine dair defalarca kez başvurularımız ve itirazlarımız oldu fakat olumlu hiçbir dönüş alamadık” dedi. 
 
‘Delil yok ama tutukluluk devam ediyor’
 
24 Haziran’da milletvekili seçilen müvekkili Leyla Güven’in 29 Haziran’da tahliye kararı aldığını kaydeden Reyhan, “Yargılandığı mahkeme tarafından 29 Haziran tarihinde müvekkilim Leyla Güven tahliye edildi. Aynı gün müvekkilimizi almak için cezaevine gittik ama garip bir biçimde bekletildik. Savcının tahliye kararına itiraz ettiği bilgisini dahi cezaevinde görevli olan ceza infaz kurumu memurundan aldık. İroniyle karışık bir biçimde ‘savcı itiraz etmiş olabilir mi’ dedi. Tahliye kararı Cuma günü çıkmıştı ve savcının itiraz kararı bize Pazartesi geldi. Müvekkilim hiç bırakılmadan yeniden tutuklu yargılandı. Leyla Güven tanınan ve bilinen bir kadın siyasetçi, dışarıda olursa karartacağı bir delil yok, kaçma ihtimali yok fakat tutukluluk hali hala devam ediyor” diye konuştu.
 
‘Hakkari halkının seçmen hakkı ihlal ediliyor’
 
Enis Berberoğlu’nun ceza almış olmasına rağmen serbest bırakıldığına dikkat çeken Reyhan, “Serbest kaldıktan sonra meclis kürsüsünde yemin etti. Leyla Güven yalnıza tutuklu yargılanıyor olmasına rağmen serbest bırakılmıyor. Dolayısıyla bu yalnızca Leyla Güven’in yargılanması değildir, ona oy veren Hakkari halkının seçmen iradesine dönük de bir ihlal anlamına gelmektir. Bundan dolayı da bizim Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığımız bir başvuru var. 4’üncü duruşması gerçekleşecek olan bu dosya hem serbest seçim hakkı hem de kişinin güvenliği ve özgürlüğünün bariz bir şekilde ihlalidir. Müvekkilimizin tutuklu yargılandığı her saat her dakika aslında Anayasa’ya dönük ciddi bir ihlaldir” ifadelerini kullandı. 
 
‘Yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kalkması gerekir’
 
Leyla Güven’in bu dosyada yargılanabilmesi için yasama dokunulmazlığının kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Reyhan, şöyle dedi: “Dokunulmazlığın da hangi durumlarda kaldırılacağına dair Anayasa’nın 83’üncü maddesinde gerekli yasalar bulunuyor. Buna rağmen müvekkilim seçilmeden önceki bir dosyasından yargılanmaya devam ediyor. Haksız tutuklamadan dolayı CMK 141 ile ilgili bir ihlal olduğuna dair açmış olduğumuz bir tazminat davası da var, onun da duruşması önümüzdeki günlerde görülecektir. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) de dosyayı taşıyacağız. Mahkeme heyetlerinin uluslararası sözleşmelere de uyması gerekmektedir. Koskoca bir Meclis’te yalnızca Leyla Güven’in tutuklu yargılanıyor olması Hakkari halkının iradesini tanımamaktadır.”