Kadınların yüzde 58'i eşitliği hissedemiyor

  • 12:03 8 Kasım 2018
  • Güncel

 

HABER MERKEZİ - Unilever'in "Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" araştırması sonuçlarına göre,  kadınların yüzde 58'i gündelik yaşamda eşitliği hissetmediğini söylerken, her 4 kişiden biri kadın ve erkeğin hayatın her alanında eşit olması gerektiği görüşünde. 
 
Birleşik Krallık ve Hollanda merkezi yiyecek ve hızlı tüketim ürünleri üreten şirket Unilever, Türkiye'de  toplumsal cinsiyet eşitliğine bakışı ortaya koymak ve reklamlarda cinsiyet eşitliğini incelemek için yaptığı "Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" araştırmasını yayınladı. Unilever için IPSOS tarafından bin 374 kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilere göre, toplumun yüzde 75'i kadın ve erkeğin her alanda eşitliğini savunurken kadınların yüzde 58'i ise gündelik yaşamlarında eşitliği hissetmediğini söylüyor.
 
Her 5 kişiden 4'ü reklamları gerçekçi bulmuyor
 
Araştırmaya göre, her 5 kişiden 4'ü ise reklamların gerçekçi olmadığını ve kendilerini yansıtmadığını düşünüyor. Araştırmaya göre, toplumsal cinsiyet eşitliğinin geleceğinden ise erkekler kadınlara göre daha umutlu. Buna göre, her 4 kişiden 1'i kadın ve erkeğin hayatın her alanında eşit olması gerektiğini savunuyor ama kadınların yüzde 58'i toplumsal hayatta eşitliği hissetmediğini ifade ediyor. Öte yandan toplumun yüzde 42'si ve erkeklerin yüzde 55'i kadınların çalışmak için önce eşlerinden izin alması gerektiğini savunuyor; kadınların ise yüzde 72'si bu fikre katılmıyor. Ayrıca erkeklerin yüzde 43'ü erkeğin iyi kazanması durumunda kadının çalışmasına gerek olmadığını düşünürken kadınların yüzde 79'u bu bakış açısına karşı çıkıyor. Kadının iyi kazanması durumunda erkeğin çalışmasına gerek olmadığını söyleyen erkeklerin oranının sadece yüzde 11'de kalması ise erkeklerin zihinlerinde kadınların iş hayatında yer almasını ekonomik refah ile ilişkilendirmediğini gösteriyor.
 
Erkekler reklamlarda alışılagelmiş rollerinin korunmasından yana
 
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin reklamlardaki yansımasını ve toplumun reklamlara bu paralelde bakış açısını da değerlendiren araştırmaya göre insanlar, reklamlardaki karakterlerin gerçeği yansıtmadığı görüşünde. Her 5 kişiden 4'ü reklamda gördüğü karakterlerin gerçekçi olmadığını düşünürken kadınların yüzde 88'i, erkeklerin ise yüzde 87'si reklamlarda gerçek hayatı daha çok yansıtan tiplemeler görmek istiyor. Reklamlarda gördükleri insanlara fiziksel olarak benzemek isteyip istemedikleri sorulduğunda ise yüzde 59 "Hayır" yanıtını veriyor. Konu kalıp yargılara meydan okumak olduğunda erkekler, kendilerine atfedilen roller konusunda daha çekimser bir tavır sergiliyor. Reklamda kadın otobüs şoförü olabileceğini söyleyen kadınlar yüzde 75 ve erkekler yüzde 60 oranındayken "Reklamlarda yerleri silen erkek olabilir" diyen kadınların oranı yüzde 65 ve erkeklerde ise yüzde 37 seviyesinde kalıyor; yani erkekler alışılagelmiş rollerde resmedilmeye devam etmeyi tercih ediyor.