Mor Dayanışma: Şiddetle bir gün değil her gün mücadele

  • 09:02 20 Kasım 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Kadınlar olarak şiddetle sadece bir gün değil her gün mücadeleyi esas aldıklarını belirten Mor Dayanışma Sözcüsü Gamze Özkük, “Kadınlar artık erkek, devlet şiddetine sessiz kalmıyor. Gelin hep birlikte sesimize ses katalım. Mücadelemizi birlikte yürütelim” diyerek alanlara çağırdı. 
 
Şiddettin hayatımızın her alanında olduğu bir süreçte kadınlar, mücadele yöntemleri ve savunma stratejilerini geliştiriyor. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapmasında bir yıllık mücadelelerini anlatan Mor Dayanışma Sözcüsü Gamze Özkök, kadın hareketinin her yerden sesinin yükselmesi gerektiğini vurguladı. 
 
‘Meşrulaştırma politikası tesadüf değil'
 
Bu süreçte şiddet ve tacizin bu kadar meşrulaştırılmasının tesadüf olmadığını söyleyen Gamze, kadınların AKP'nin politikalarına her dönem “hayır” diyerek cevap verdiğini kaydetti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu yüzden kadınları hedef aldığını dile getiren Gamze, "Krizler içerisinde olan bir iktidar var. Meşruiyet krizini yaşıyor. Uzunca bir süredir devam eden ve gittikçe derinleşen bir ekonomik kriz var. Krizler en fazla kadını etkiliyor. Bununla birlikte 25 Kasım’a doğru giderken, şiddet daha fazla artıyor. İşsizlik, yoksullaşma devam ediyor. Erkekler, sokakta, metrobüste, otobüste ve evde kadınlara saldırıyor. Şiddetin meşrulaştırıldığı bir durum var. AKP’de 16 yıllık iktidar döneminde hem şiddeti hem de kadın cinayetlerini meşrulaştırdı.”
 
‘Bu iktidarın çarkına çomak sokmak için yan yana geldik’
 
“Erkeklerin mağduriyeti” üzerinden yaratılan nafaka tartışmaları, çocuk istismarı, hadım yasası, Müftülük yasası, eğitimin gericileştirilmesi, nefret söylemleri, kadın düşmanı söylem ve politikaları hatırlatan Gamze, “Bu kadar can yakıcı bir ortamda nefes almak durumundayız. Nefes borularımız tıkanmış durumda. Bunların hepsine kadın örgütleri olarak bir çözüm üretmek zorundayız. Tam da burada devreye giriyor Mor Dayanışma. Biz bu süreçte örgütlenme ağlarımızı oluşturup, her yerde kadın buluşmaları yaptık. İçinde bulunduğumuz atmosferi hem kadınlarla konuşmak hem o can yakıcılığı hep birlikte hissetmek için çeşitli paneller, seminerler, kadın buluşmaları, atölyeler gerçekleştirdik. Kadın kampı gerçekleştirdik. Balıkesir Gönen’de 300 kadınla, Kadın Kampı örgütledik. Evlerden, sokaklardan gelen kadınlar, genç kadınlar çok zor koşullarda o kampa geldi. Birlikte bir şeyler yapabiliriz ve biz bu iktidarın çarkına çomak sokma iddiasıyla yan yana geldik. Kadınların nefes alığı her yere gitme kararı aldık. Ev ev, kapı kapı, sokak sokak dolaşıp kadınlarla bir şeyler yapmak için yola çıktık. Sağlık, hukuk, habercilik, çevirmenlik komisyonlarımız var. Bu komisyonlar ücretsiz bir şekilde mahalledeki kadınlara destek olmak için kuruldu. Gönüllülük üzerinden kuruluyor. Boşanma veya herhangi bir şiddete uğradığı zaman kadınlar Mor Dayanışma'ya ulaştığı zaman hukuksal ve psikolojik anlamda destek sağlıyoruz. Ayda bir kez merkezi olarak İstanbul'da kadınlarla beraber buluşma sağlıyoruz. 17 Kasım'da bir buluşma gerçekleştirdik. Gündemimiz ekonomik kriz olacak. Yine ekonomik kriz kapsamında Avrupa ve Anadolu yakası olmak üzere 25 mahallede çalışma yapıyoruz. Mahallede ekonomik kriz buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Mor Dayanışma gazetemizi 2 ayda bir çıkarıyoruz. Kadınların olduğu her yere bu gazeteyi götürüyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
‘Aynı enerji ve güçle bir araya geleceğiz'
 
25 Kasım kapsamında özsavunma atölyeleri gerçekleştireceklerini dile getiren Gamze, özsavunma atölyelerinin çok önemli olduğunun altını çizdi. Kadınların bu kadar şiddete uğradığı bu süreçte özsavunmanın daha da önem kazandığını vurgulayan Gamze, “Şiddeti sistematik bir şekilde devam ettiren bir durum söz konusu. Türkiye’de karamsar bir durum var. Kadınlar bundan daha fazla etkileniyor. Bu nedenle kadın birlikteliklerinde ‘neşeli olma atölyesi’ yapıyoruz. Bir günü kendimize ayırıyoruz. Kadınlarla dans ediyoruz birlikte bir şeyler paylaşıyoruz. Çocuk istismarı ve kadın sağlığı panellerimiz oluyor. 25 Kasım zaten çok önemli. 26-27 Kasım’da da aynı güç ve enerjiyle bulunduğumuz her yerde kadınlarla dayanışmak ve mücadele etmek üzerinden planlamamız var. Yine mahallelerde olacağız buluşmalarımız olacak" diye konuştu.  
 
‘Hayır demek yetmiyor’
 
25 Kasım'ın önemli bir gün olduğunu ifade eden Gamze, şöyle devam etti: "Kadınlar olarak bir gün değil her gün şiddete maruz bırakılıyoruz. Bu nedenle şiddetle mücadelede her gün sokaklarda olmalıyız. Helin Palandöken davası muazzam anlamda kadın örgütlerinin yan yana geldiği bir davaydı. Bu davadan sonra kamuoyu oluşturma ve yan yana gelme meselesinden hepimiz kazanımla çıktık. Sanık müebbet hapis cezası aldı. Yine Çilem Doğan'ın, Yasemin Çakal'ın serbest bırakılması kadınların mücadelesi sonucunda gerçekleşti. Kadınlar artık erkek şiddetine, devlet şiddetine sessiz kalmıyor. Sokaklarda, meydanlarda atölyelerde sesimizi daha fazla duyuracağız. Şiddete ‘hayır’ diyoruz ama yetmiyor, yan yana gelmeliyiz. Hayatı ve özgürlüğüne sahip çıkmak için tüm kadınları alanlara bekliyoruz. Gelin hep birlikte sesimize ses katalım. Mücadelemizi birlikte yürütelim."