Yarıda bırakılmış çocukluklar...

  • 09:12 22 Kasım 2018
  • Güncel
"Talan, katliam, göç ve yarıda bırakılmış çocukluklar. Ve yarıda kalan çocukluk hayalleri; 'Yokluğuma iyi bak varlığım senin olmayacak hayat' der gibi."
 
Sozda Oremar
 
Güneşin doğuşu ve özgürlüğe susamış bir halkın tek umudu adaletli bir yaşamdır.
 
Tarih sahnesinde olup bitenlerden habersiz olanlar hep bedel verenler oluyor. Neden mi?  Çünkü insanlıktan nasibini almamış ve ruhlarına barbarlık işlemiş olanlar, masum insanların üzerlerine bombalar yağdırılması emrini çok rahatlıkla oturdukları altın koltuklarında verebiliyor. Sonrası ne mi? Talan, katliam, göç ve yarıda bırakılmış çocukluklar. Ve yarıda kalan çocukluk hayalleri; "Yokluğuma iyi bak varlığım senin olmayacak hayat" der gibi.
 
Ölüm yaşamın bir parçasıdır ona bir şey dediğimiz yok zaten yaşamın diyalektiği bu. Lakin uykusunda minicik ellerini yüreğine koyan o bebekleri katletmenin hiçbir geçerli sebebi olmaz ve olmamalı da. 
 
Evet Halep'in Şexmeqsud Mahalesi'nde yürürken bu derin düşüncelere kapılmış yürüyordum. Nelere tanıklık etti acaba her karış toprağı Şexmeqsud'dun? Öyle bir vahşete tanık olmuş ki, duvarlar ağlar halde her an benle konuşur gibi duruyorlar. Yoldan geçerken gördüğüm iki çocuk, yine yüreğimin en derininde koca bir yara açtılar. Tıpkı direnen Efrîn çocukları gibi. Viran olmuş kentler ve bunu yapanlar tarih sayfalarında nasıl yer alır bilmem ancak bildiğim tek şey tarih; kirli kalemleri ile kirli oyunları yazanları yazmamalı, yaşamı çocuklara zehir edenleri yazmamalı. 
 
Halepçeli, Şexmeqsudlu, Şengalli, Kobanêli, Enfalli ve Efrînli çocukların yarım kalan hayallerinin hesabını, bu kutsal topraklarda yeni doğan ve doğacak olanlar soracaktır. Bu hayat sadece zulüm edenlerin değil bilakis özgürlük için nefes alanların en doğal hakkı. Peki bu hakkı onlardan alanların nasıl yaşama hakkı olabilir ki?
 
Her yıkıntının altında yatan onlarca insan, yıkılan binaların üzerlerine düşeceğini tahmin etmeyenler ve kemikleri taşlarla bir olan kadın ile çocuk bedenleri. Bu mudur insanlık? İnsanlığın en büyük utancı bu olsa gerek. Her yer kan, gözyaşı, yıkıntı, talan, katliam. Bu hayata kötülükten habersiz olan annesiz babasız kalan yüzlerce çocuk, hep kabusunuz olacaklardır.
 
Bir daha geçtim vahşetin yaşandığı Şexmeqsud'tan. İmparatorların, kralların ve diktatörlerin devri bitti bitiyor. Çünkü o viran olmuş kent bunu hissettiriyor bana. İnsanlık bir daha özüne döner gibi haykırıyor. Tarih buyunca her şeye tanıklık eden kaleler bu sefer de direnişe tanıklık ediyor.
 
Her türlü vahşete rağmen korkmadan yaşama ve özgürce nefes almak için direnen bu kentteki kadın ve çocuklara bir kez daha hayran oldum.