Maxmur Kampı’nı kuran BM neden sessiz?

  • 09:06 20 Aralık 2018
  • Güncel
HAKKARİ - Maxmur Kampı’nın BM tarafından 90’larda köylerinden zorla çıkarılanlar için oluşturulduğunu hatırlatan Yüksekovalılar, saldırılara karşı BM’nin sessizliğine tepki gösterdi.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 13 Aralık akşamı Maxmur ve Şengal’e yönelik bombardımanında 1'i çocuk 7 sivil yaşamını yitirdi. Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırı açıklamaları ve hazırlıkları yapılırken, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde savaş politikalarına büyük bir tepki var. 
 
‘90’lı dönemlerin bir devamıdır’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Yüksekova İlçe Eşbaşkanı Öznur Evin, Türkiye’nin uluslararası sözleşmelere ve hukuka aykırı davrandığını belirterek, “Maxmur’daki insanlar 90’larda devlet zulmünden kaçarak, günlerce aç susuz yollarda kalmış ve nihayetinde Kürdistan’ın güneyine ulaşmış ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından oluşturulan Maxmur Kampı’na yerleştirilmişlerdir. Ama şuanda ciddi bir saldırı söz konusu. Uluslararası güçlerin tutumunu kabul etmiyoruz. Binlerce insan Maxmur ve Şengal’de katliam tehdidiyle karşı karşıya. Buna ‘dur’ demeleri gerekiyor. Bu saldırılar 90’lı dönemlerin bir devamıdır. Dünyanın buna karşı sessiz kalmaması gerekir. Susmak katletmeye ve öldürmeye ortaklıktır” diye belirtti. 
 
‘Bu saldırılar Barzani destekli yapılıyor’
 
Yüksekovalı Gülçin Karabürk de, saldırıları kınayarak “Barzani Türk Devleti’ne destek olmasaydı saldırılar bu kadar rahatlıkla yapılmazdı. Barzani, artık halkının kanını dökmekten vazgeçsin. Maxmur’da ve Şengal’de sivil insanlar yaşıyor. Türk Devleti’nin hukuken saldırıda bulunması da suçtur. Söz konusu Kürtler olunca bütün uluslararası güçler kör, sağır ve dilsiz oluyor. Gün gelecek Kürtler bunun hesabını soracaktır” dedi. 
 
Maxmur’da akrabaları olan Ayşen Fendik ise, tepkisini şöyle dile getirdi: “Biz ne kadar ‘barış’ desek devlet o kadar çok saldırıyor. Katliamlara seyirce kalmak ne vicdani ne de insanidir. 90’lı dönemlerde köylerimizi boşaltılar, bizi zorla köylerimizden çıkartılar. Yaktılar yıktılar. Köyleri yakılan insanlar, güneye göç etti. Maxmur, devletin zulmüne karşı göç etmek zorunda kalan insanların kampıdır. Şimdi de bu saldırılarla 90’lı yılları tekrar yaşatıyorlar. Benim Maxmur’da çok akrabam var ve yaşamları tehdit altında. Saldırılar bir an önce son bulmalı.”